Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

68.gif (5794 bytes) İşbirlikli Öğrenme 67.gif (5725 bytes)

İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME

    İşbirlikli öğrenme, başta ABD olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde giderek aratan bir ilgi görmektedir. Bu konuda bugüne kadar yapılan araştırma sayısının 1500'ü aşması. işbirlikli öğrenme konusundaki yetiştirme etkinliklerinin yoğunluğu, bu etkinliklere katılanların sayısı ve bu konudaki yayınların çokluğu bu ilginin başlıca göstergelerindendir.

    Şaşırtıcı olan bir başka nokta, Literatürde rastlanan ilk makalelerin (Deutsch,1949) 20 yıl kadar pek dikkati çekmemesine karşın son 25 yıl içinde klasikleşmesi ve bu konuya olan ilginin bir Çığ gibi büyümesidir.

İşbirlikli öğrenmenin bu denli çok ilgi görmesinin başlıca nedenleri şunlardır (Açıkgöz, 1995):

1. İşbirlikli öğrenmenin bilişsel öğrenme ürünleri ve süreçleri üzerinde diğer yöntemlere göre dahaolumlu etkilerinin olması.

2. İşbirlikli öğrenmenin güdü, kaygı, tutum vb duyuşsal özellikleri üzerinde olumlu etkileri vardır.

3. İşbirlikli öğrenme, olumlu bir öğrenme çevresinin yaratılmasını sağlamaktadır.

4. İşbirlikli öğrenme, destekleyici öğrenme ürünlerinin oluşmasına elverişli bir ortam yaratmaktadır.

5. İşbirlikli öğrenmenin, uygulanması .özel düzenlemeler ve harcamalar gerektirmez.

6. İşbirlikli öğrenme bireyselleştirmesini kolaylaştırmaktadır.

7 . İşbirlikli öğrenme, çağdaş bir öğrenme modeli olan bağımsız öğrenmenin uygulamasına ya da öğrencinin kendi öğrenmesini kendisinin yönlendirilmesine elverişlidir.

                            İşbirlikli Öğrenme Nedir?

        İşbirlikli öğrenme, basitçe: öğrencilerin küçük gruplar halinde çalışarak ve birbirinin öğrenmesine yardım ederek öğrenmeyi gerçekleştirme süreci olarak ele alınabilir. işbirlikli öğrenmenin uygulandığı sınıflar, öğrencilerin ne tek tek ya da gruplar halinde yarıştıkları, ne de sıralar halinde oturup öğretmeni dinledikleri ya da bireysel çalışma yaptıkları yerlerdir.

   Tersine işbirlikli sınıflar, öğrencilerin küçük gruplar halinde toplanarak etkileşimde bulundukları, öğretmenin de grupların arasında dolaşarak gereksinim duyanlara yardımcı olduğu yerlerdir. Bir başka deyişle, işbirlikli sınıfların geleneksel sınıflardan farkı daha görüntüsünden başlamaktadır.

                                  İşbirlikli öğrenme sıradan bir grup çalışması değildir.

        Bunun nedenleri ''Her Küçük Grup Çalışması işbirlikli Öğrenme Değildir'' alt başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Grup çalışmalarının işbirlikli öğrenme yapan öğrencilerin hem kendilerini hem de arkadaşlarını kapasitelerinin sonuna kadar geliştirmeye çalışmalarıdır. Bu, tek tek her öğrencinin öğretilenleri tam olarak öğrenmesinden farklı bir durumdur.

        Grup çalışması sırasında öğrenciler tek başlarına geçiremeyecekleri ancak başka biriyle etkileşerek geçirebilecekleri, örneğin, soru sorma, açıklama yapma, eleştirme, örnek verme gibi, çok önemli öğrenme yaşantılarını geçirme fırsatı bulurlar. Bir grubun kazanımı her zaman tek tek üyelerinin kazanımlarının toplamından fazladır.

        Bu noktada işbirlikli öğrenme ile ilgili yanılgıların ele alınması, açıklanması, konunun daha iyi anlaşılması açısından yararlı olacaktır.

                                   İşbirlikli Öğrenme Sihirli Değnek Değildir.

        Buraya kadar yapılan açıklamalardan ve sunulan araştırma bulgularından hareketle işbirlikli öğrenmenin oldukça etkili, kullanışlı ve çağdaş bir öğrenim yöntemi olduğu söylenebilir. Ancak, bütün bu avantajlarına bakıp işbirlikli öğrenmenin her yerde, her türlü soruna çözüm getirebileceği düşünülmemelidir.

        İşbirlikli öğrenme ne kadar etkili olursa olsun sorunlara ancak bir öğretim yönteminin getirebileceği kadar çözüm getirebilir. Öğretim ortamında yer alan, öğretim yöntemi dışındaki etkenlerin rolü unutulmamalıdır. Ayrıca, işbirlikli öğrenmenin uygun olmadığı konular, gruplar, zamanlar ve amaçlar da olabilir. Böyle durumlarda diğer yöntemlerin uygulanması daha doğru olacaktır.

                              İşbirlikli Öğrenme Tek Bir Öğretim Yöntemi Değildir

        İlk bakışta işbirlikli öğrenmenin düz anlatım, tartışma vb. yöntemler gibi tek bir öğretim yöntemi olduğu düşünülebilir. Oysa, işbirlikli öğrenmenin Birlikte Öğrenme (Johnson, Johnson ve Holubec, 1990'a, 1992), Öğrenci Takımları (Slavin, 1990), Grup Araştırması (Sharan, 1980), Birleştirme (Aronson ve Diğ., 1978) ve Birlikte Soralım Birlikte Öğrenelim (Açıkgöz,1990a, 1992) gibi bir çok uygulama biçimi vardır. Bu tekniklerde işbirlikli öğrenmenin bireysel değerlendirme, grup ürünü vb. ilkeleri uygulanmakta yalnız bu ilkelerin uygulanma biçimleri çeşitlilik göstermektedir.

                                    İşbirlikli Öğrenme Küme Çalışması Değildir

        Yaygın olarak düşülen bir yanıigı, öğrencilerin gruplar halinde çalışması özelliğinden yola çıkarak işbirlikli öğrenmeyi okullarımızda uygulanan küme çalışmasıyla aynı sayma yaklaşımıdır.

        Okullarımızda uygulanmakta olan küme çalışmalarının öncelikle yukarıda açıklanan grup çalışmalarının yapılandırılmasına ilişkin nedenlerle işbirlikli öğrenme olmadığı söylenebilir. Çünkü. küme çalışmasında üyelerin, konuları paylaştıktan sonra kendilerine düşen konu üzerinde genellikle ayrı ayrı çalıştıkları gözlenmektedir. Bu da grup çalışmasını bireysel çalışmaya döndürmektedir. Hatta en iyi sunumu yapan kümelerin seçildiği sınıflarda küme çalışması açıkça "grupla yarışma" uygulamasına dönüşmektedir.

        Ayrıca, işbirlikli öğrenme grupların oluşturulması, grup içinde rollerin dağılımı vb. noktalarda da küme çalışmalarından ayrılmaktadır. John Dewey'in geliştirmiş olduğu "proje" yönteminden uyarlandığı tahmin edilen küme çalışması, belli derslerde ve yalnızca bir konunun araştırılması ya da hazırlanması amacıyla uygulanmaktadır. Bu haliyle, Hazırlık, Ünitenin Öğrencilerle Birlikte Planlanması. Ünitenin işlenişi, Ara Değerlendirme, Gerekli Beceriler Üzerinde Pekiştirici Çalışmalar, Ünitenin işlenişine Devam Edilmesi, Genel değerlendirme (Kocaoluk ve Kocaoluk,1992 ) gibi etkinlikleri kapsayan, uzun süren bir çalışma görünümündedir.

        Oysa, işbirlikli öğrenme bütün derslerde ve sınıf içinde yer alan hemen hemen tüm etkinliklerde, örneğin, sınıfta yaptırılan Matematik alıştırmaları, Türkçe ya da yabancı dilde yazılmış metinlerin incelenmesi, kompozisyon yazma, Fen Bilgisi derslerinde yaptırılan deneyler, okuma yazma öğretimindeki ya da yabancı dil öğretimindeki alıştırmalar sırasında sıkça kullanılabilir.

                                Her Küçük Grup Çalışması İşbirlikli Öğrenme Değildir

        Her küçük grup çalışmasının işbirlikli öğrenme olduğunun düşünülmesi doğru değildir. Çünkü, öğrencileri küçük gruplara ayırıp birlikte çalışmalarını söylemek işbirlikli öğrenmeyi gerçekleştirmeye yetmez. Böyle bir uygulama şu nedenlerle verimli olamamaktadır :

(a) Bazı üyelerin grup çalışmasına hemen hemen hiç bir katkı getirmeden başkalarıın başarısına ortak olması (hazıra konma).

(b) Üyelerden bazılarının başkalarının işlerini kendisine yaptırdığını hissetmesi ve bundan rahatsız olması (sömürülmesi).

(c) Başarı düzeyi yüksek grup üyelerinin ön plana çıkarak daha fazla iş yapmaları dolayısıyla grup çalışmasından daha fazla yararlanırken başarıdüzeyi düşük olan grup üyelerinin bunu yapamamaları ve durumların daha da kötüye gitmesi (zenginin daha da zenginleşmesi ).

(d) Başarı düzeyi yüksek olan grup üyelerinin düşük olan grup üyelerinin açıklamalarına ve önerilerine değer vermemesi (sorumluluğun karışması)

        İşbirlikli öğrenmenin grup çalışmasının yukarıda değinilen sakıncalarını giderecek biçimde yapılandırılması gerekir. Bu yapılandırma sırasında dikkat edilmesi gereken başlıca koşullar aşağıda ele alınmaktadır.

                            İşbirliği için Gerekli Koşullar

        Bir grup çalışmasının işbirlikli öğrenme olabilmesi için sağlanması gereken koşullar konusunda yazılanlar sentezlendiğinde şunlar ortaya çıkmaktadır (Açıkgöz, 1992):

a. grup ödülü / ortak ürün,

b. olumlu bağımlılık,

c. bireysel değerlendirilebilirlik,

d. yüzyüze (destekleyici) etkileşim,

e. sosyal beceriler,

f. grup sürecinin değerlendirilmesi ve

g. eşit başarı fırsatı.

          Grup Ödülü

        İşbirlikli öğrenme üzerinde çalışanların görüş birliği içinde oldukları nokta, gerçek işbirliği ortamlarında grup üyelerinin başarılı olabilmek için önce grubun başarılı olmasının gerektiğine inanmalarıdır. Bir başka deyişle işbirlikli öğrenme etkinlikleri öyle düzenlenmelidir ki, grup üyeleri, ancak grup başarılı olunca başarılı olabilsinler.

        Slavin (1983;1990) bu koşulun (a) işbirlikli ödül yapısı ve (b) işbirlikli iş yapısı ile elde edilebileceğini savunmaktadır. işbirlikli ödül yapısı grup üyelerinin grup amaçları doğrultusunda grup ürünü ortaya koymalarını ve grup halinde ödüllendirmelerini gerektirir.

        İşbirlikli iş yapısı ise, grup üyelerinin bir işi bitirmek amacıyla çabalarının birleştirilmesinin özendirdiği ya da gerekli bulunduğu durumlardır. işbirlikli iş yapısının (a) görev dağılımı, (b) grup çalışması olmak üzere iki şekli vardır.

        Birincisinde öğrenciler ayrı ayrı işlerden sorumlu olurlar; tek tek ıjeğerlendirilirken ve bireysel puanlar toplanarak grup puanı elde edilir.

        Ikincisinde ise grup üyelerinin ayrı ayrı işleri yoktur. Hepsi birden bir tek iş üzerinde çalışırlar. Her iki durumda da ödül grup ürününe verilir.

        Slavin'e (1983; 1990) göre, işbirliğini sağlamada ve etkili kılmada esas olan grup ödülünün verilmesi, bir anlamda ödül bağımlılığıdır.

        Olumlu Bağımlılık

        Kuramlarını Deutsch ve Lewin'e dayandırdıklarını belirten Johnson ve Johnson'a (1986b, 1990b, 1991) göre esas olan amaç bağımlılığıdır.

        Ödül bağımlılığı olmadan amaç bağımlılığının sağlanması olanaklı olduğu halde amaç bağımlılığı olmadan ödül bağımlılığının sağlanması olanaksızdır. Bu noktadan hareketle Johnson ve Johnson bu koşula ''olumlu bağımlılık'' adını vermektedir. Johnson ve Johnson'a (1989b, 1990b) göre olumlu bağımlılık işbirliğinin en önemli koşuludur.

        Olumlu bağımlılık bireylerin ortak amaç ve ödül için çabalarını birleştirecekleri bir durum yaratır. Olumlu bağımlılık olumlu ürün bağımlılığı ve olumlu araç bağımlılığı ile elde edilebilir. Olumlu ürün bağımlılığı grup üyelerinin eğer birlikte çalışırlarsa başarabileceklerine inanması anlamındaki amaç bağımlılığını ve ortak ürüne dayalı olarak verilen tek tip ödül anlamındaki ödül bağımlılığını da içerir.

        Olumlu araç bağımlılığı ise, kaynak, rol ve iş bağımlılığını içermektedir. Kaynak bağımlılığı, her üye bilginin kaynaklarının vemalzemenin yalnızca bir kısmına sahip olduğunda, rol bağımlılığı. her üyeye diğerlerini tamamlayıcı birbiriyle ilişkili roller verildiğinde, iş bağımlılığı ise, bir üyenin işinin bitmesinin bir başka üyenin işinin bitmesine bağlı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Johnson ve Johnson (1989b)

        Ürün ve araç bağımlılığı birlikte olduğu zaman üyelerin ortak amaç doğrultusunda eşgüdümlü etkileşimde bulunacağını ileri sürdürmektediler. Ayrıca, olumlu bağımlılık ise yalnızca grup üyelerinin katkısının sağlanmasıyla kalmayıp, aynı zamanda bireylerde kişisel sorumluluk ve değerlendirebilirlik duyguları yaratılabilir, böylece, sorumluluktan kaçma, yardım etmek istememe gibi ; durumlar da önlenebilir.

        Bireysel Değerlendirilebilirlik

        İşbirliğine dayalı öğrenme kuramcılarının özel bir önem koşul, bireysel değerlendirilebilirliliktir. Bu da grup başarısının bireylerin öğrenmesine bağlı olması durumudur.

        Bireysel değerlendirilebilirlik çeşitli biçimlerde sağlanabilir. Johnson ve Johnson'a (1990a) göre, bunlardan ilki, grup üyeleri arasında, grup amacına ulaşmak için birbirine yardımcı olma sorumluluğunu hissedeceği biçimde olumlu bağımlılık yapılandırmaktır. ikincisi, öğretmenin herbir öğrencinin başarı düzeyini değerlendirmesidir, yani, her öğrencinin öğrenme malzemesini öğrenme ve yapılması gerekenleri yapma sorumluluğunu taşımasıdır.

        Bireysel değerlendirmenin yer almadığı işbirlikli öğrenme uygulamaları bulunsa da bireysel değerlendirmenin yer aldığı işbirlikli öğrenme uygulamalarının daha olumlu etkileri vardır(Slavin. 1990a).

        Olumlu bağımlılığa ve bireysel değerlendirilebilirliğe ek Johnson ve Johnson (1989b; 1989c, 1990b, 1991 ) aşağıdaki koşulları da gerekli görmektedir. Yüzyüze (Destekleyici} Etkileşim Grup üyelerinin birbirinin çabasını özendirmesi ve kolaylaştırmasıdır. Öğrenciler bunu yardım etme, dönüt verme, güvenme, yapılanları tartışma vb. davranışlarla gerçekleştirilirler. Öğrencilerin ortak işin bir kısmını üstlenip onu birbirinden bağımsız çalışarak bitirmeleri yeterli değildir.

        Sosyal Beceriler

        Öğrencilere kişiler arası ilişkilerin nasıl olması gerektiği öğretilmeli ve bütün öğrencilerin bunları kullanmaları özendirilmelidir. Öğretmenlerin uygulamalar sırasında sosyal ilişki üzerinde durması işbirliğine dayalı öğrenmenin etkililiğini artıracaktır (Lew, Mesch, Johnson veJohnson, 1986).

        Grup Sürecinin Değerlendirilmesi

        Grup sürecinin değerlendirilmesi grup etkinliğinin sonunda, grup üyelerinin hangi davranışlarının katkı getirip getirmediğinin, hangi davranışların sürmesi, hangilerinin değişmesi gerektiğinin saptanmasıdır. Bu koşulun geçerliliği deneysel olarak da kanıtlanmıştır (Yager, Johnson , Johnson ve Snider, 1985; Johnson Johnson, Stanne ve Garibaldi, 1991).

        Eşit Başarı Fırsatı

        Eşit Başarı Fırsatı Öğrencilerin gruplarına kendi edimlerini geliştirerek katkıda bulunmasıdır. Öğrencilerin başarı durumuna bakılmaksızın eşit derecede gayret etmeleri ve her öğrencinin katkısının değerlendirilmesi demektir. Bu ilke özel puanlama yöntemleri ileuygulanabilir (Slavin, 1990a).

Kaynak Etkili Öğrenme( K.Ün Açıkgöz)